Hikayeleri okumak için aşağıya kaydırmaya devam et. Bu çizimlere sahip olmak için ise aşağıdaki butona tıkla.
Bu bir varış hikâyesi değil.
Adımlar henüz tam atılmadı, yön kesinleşmedi.
Ama yürümek başladı.
Ve bazen gelecek, sadece yürümeye cesaret edenlere görünür.
Yıldızlar yerli yerinde durmuyor bu kez.
Gezegenler bir hesap yapmıyor,
zaman çizgisi kıvrılıyor.
Belki de evren hiçbir zaman düzenli değildi.
Sadece biz, ona bir anlam yakıştırmaya çalıştık.
Gökyüzü sabit kalmak zorunda değil.
Bulutlar düşünceler gibi dalgalanır,
güneş ise her şeye rağmen yerini korur.
Bazı aydınlıklar,
üstü örtülse bile kaybolmaz.
Çöl sessizdir ama boş değildir.
İnsan, kalabalıktan uzaklaştığında
kendi sesini daha net duyar.
Bu adam bir şey aramıyor.
Zaten aradığı her şey
onunla birlikte yürüyor.
Henüz olmamış bir şeyin
şimdiden ağırlık yapmasıdır.
Zaman ilerler,
zihin geri dönüp durur.
Ev her zaman bir yer değildir.
Bazen bir his,
bazen bir hatıra,
bazen de dönmeyi umduğun bir düşüncedir.
Yol karanlık değil, sadece bilinmez.
Arkada kalan yıldızlar
nereye geldiğini hatırlatır,
ileri baktığında ise
henüz adı konmamış bir ihtimal vardır.
Bu sürüş bir kaçış değil.
Zamanla yapılan sessiz bir anlaşma.
Her gün yeniden doğar,
kimse alkışlamasa da.
Isıtır, aydınlatır,
sonra sessizce çekilir.
Bu tablo, ışığın
gösterişsiz cesaretini anlatır.
Güzel günler hep ileride sanılır.
Sanki biraz daha sabretsek,
biraz daha dayansak gelecekmiş gibi.
Oysa bazen fark etmeden
içinden geçip gideriz onların.
Bu tablo, umuttan çok
hatırlamayı sorar.
Gözleri kapalı değil,
sadece başka bir yere bakıyor.
Gerçeklik duruyor,
hayaller ise hareket hâlinde.
Bu kadın kaçmıyor.
Dünyayı, kendi içinden yeniden kuruyor.
Bazı sesler dışarı çıkmaz.
İçerde büyür,
yankılanır,
yer arar.
Bu bir bağırma anı değil;
sessizliğin artık yetmediği noktadır.
Bir anlık dalgınlık,
küçük bir taşma.
Ama bazı izler
silinmek için değil,
kalmak için oluşur.
Bu, kusurun
kendine ait bir güzelliği olduğunu hatırlatır.
Her kapı bir geçiş değildir.
Bazıları sadece durup
bakman için vardır.
Ardındaki ışık çağırır,
ama karar hâlâ sende durur.
Üzerindeki renkler ona ait değil,
içinden taşanlar.
Çiçekler süs olsun diye açmıyor,
kök salıyor.
Bu kız duruyor gibi görünür,
ama içinde uzun bir yol var.
Kimsin? değil,
Kim oluyorsun?
Tek tek bakıldığında önemsizdir.
Ama birlikteyken
zamanı taşır.
Uzakta durur sanılır.
Oysa çoğu zaman
bırakabildiklerinde gizlidir.
Kesildiği yerden
bambaşka bir dünya akar.
Güzel olan her şey
yüzeyde kalmaz.
Bu tablo,
beklenmedik derinliği anlatır.
Işık yok,
ama yön var.
Bu tablo,
ilerlemekten çok
arada kalabilme cesaretini anlatır.
Bu sarı sakin değildir.
Yakmaz ama titreşir.
Yürüyen adam bir yere varmak için değil,
bu rengin içinde kaybolmamak için ilerler.
Her şey düşmek zorunda değil.
Bazı şeyler
sadece geri çağrılır.
Bu,
görünmeyen bağların gücüdür.
Bu kadın duruyor gibi görünür,
ama içinde mevsimler değişir.
Bu,sakinliğin de
bir hareket biçimi olduğunu anlatır.
Başa dönüp tıklamak zor gelecek değil mi? Tamam, buraya da tıklayabilirsin.